SORU 1: Distribütörümüzün satış elemanlarına kendi adlarına basılan alışveriş kartlarına yüklemek suretiyle firmamız tarafından prim ödemesi yapılmaktadır.
Yüklemeyi yapan satıcı firma tarafından tarafımıza fatura edilen bu tutarı pazarlama ve satış gideri olarak yasal defterlerimize kaydının mümkün olup olmadığı ve prim verdiğimiz distribütör firma satış elemanlarının şirketimizde çalışan ücretli olarak sayılıp sayılmayacağı hususlarında değerli görüşlerinizi rica ediyoruz.
YANIT 1: Şirketiniz tarafından hedeflenen satış rakamlarına ulaşmak amacı ile bayilik sözleşmesi imzalamış olduğunuz distribütörünüzün bordrosuna kayıtlı satıştan sorumlu memurlara satış hedeflerini yakalama başarısına göre, belirli mağazalarda harcama yapabilme imkânı veren alışveriş kartlarına yükleme yapmak şartıyla üstlendiğiniz tutarın alışveriş kartlarına yüklemeyi yapan firma tarafından aylık bazda şirketinize fatura edilen tutarın pazarlama gideri olarak genel hükümler çerçevesinde Gelir Vergisi Kanunu''''nun 40''''ıncı maddesinin 1''''inci bendi kapsamında kendi şirketinizin gideri olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, şirketiniz tarafından bayilik sözleşmesi imzalamış olduğunuz distribütörünüzün bordrosuna kayıtlı satıştan sorumlu memurlara verilen primlerin, bu çalışanların şirketinize bağlı olmaması ve şirketiniz emir ve talimatları doğrultusunda çalışmaması nedeniyle ücret olarak değerlendirilmesi ve tarafınızdan tevkifat yapılması da söz konusu değildir.
SORU 2: İş güvencesi hükümlerinden kurtulmak için işveren belirli süreli iş sözleşmesi yapabilir mi?
YANIT 2: 4857 sayılı İş Kanunu''''nun 18. maddesine göre, iş akdine son verilen işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için, 30 ve daha fazla işçi çalıştırılan işyerinde en az altı aydan beri belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışıyor olması gerekir. İşçi sayısı ve çalışma süresi gerçekleşmiş olsa dahi, işçi belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan bir işçi ise iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır. Sözü edilen kanunun 11. maddesine göre, belirli süreli işlerde, belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşulların varlığı halinde işveren ile işçi arasında yazılı şekilde belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilecektir. Bu şartların yokluğu halinde taraflar arasında yapılan belirli süreli sözleşme belirsiz süreli kabul edilecektir. Aynı maddeye göre, iş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. İş güvencesi hükümlerinin yürürlüğe girmesi ile belirli-belirsiz süreli iş sözleşmesi ayırımının önemi artmıştır. İşçinin çalışma şekline göre belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasını gerektiren objektif koşulların bulunmaması halinde, yapılmış olan belirli süreli sözleşme başlangıcından itibaren belirsiz süreli sözleşme olarak kabul edilecek, 18. maddedeki diğer şartlar da var ise iş akdine son verilen işçi iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilecektir.
Ayrıca, aynı maddeye göre, belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça birden fazla üst üste yapıldığı takdirde başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilecektir. Kanuna uygun yapılmayan belirli süreli sözleşme, belirsiz süreli kabul edilerek, belirli süreli sözleşme yapma hakkının kötüye kullanılması engellenmek istenmiştir. Diğer bir ifade ile, işçinin iş güvencesi dışında kalması için belirli süreli iş sözleşmesi yapılamayacaktır.