28.02.2009 tarih ve 27155 sayılı mükerrer Resmi Gazete''''de yayınlanan 5838 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 34 maddelik bir torba yasadır. Bu yasa 32 ayrı kanunda değişiklikler içermektedir.
5838 sayılı Kanunun 4, 5 ve 6''''ncı maddeleri, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununda, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda, 2821 sayılı Sendikalar Kanununda, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununda, 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunda ve 4857 sayılı İş Kanununda değişiklikler yapmıştır.
İşyerleri ve işçilerle ilgili bildirimler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, Bakanlık bölge müdürlüklerine, aynı Bakanlık bünyesindeki Sosyal Güvenlik Kurumuna, Türkiye İş Kurumuna farklı formatlarda ayrı ayrı yapılmakta, işverenlere gereksiz bir yük ve idari para cezasına bağlanan sorumluluk getirmekteydi.
Elektronik ortamda bu bilgilerin paylaşılabileceği gerçeği karşısında bildirgelerin sayısı teke indirilerek Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi yeterli görülmüş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Türkiye İş Kurumunun ihtiyaç duydukları bilgileri Sosyal Güvenlik Kurumu veri tabanından alabilmesi öngörülmüştür.
II.5838 Sayılı Yasadaki Hükümler
109 normal, 25 geçici maddesi bulunan 5510 sayılı Yasaya eklenen ve 1 Ağustos 2009 tarihinde yürürlüğe girecek Kuruma yapılan bazı bildirimlerin yeterli sayılması başlıklı ek madde 1''''e göre "işverenler tarafından 8''''inci, 9''''uncu ve 11''''inci maddelere göre Kuruma yapılan sigortalı ve işyerlerine ilişkin bildirimler; 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 3''''üncü maddesi, 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 62''''nci maddesi, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 48''''inci maddesi ve 4857 sayılı İş Kanununun 3''''üncü maddesi hükümleri uyarınca Bakanlık ile ilgili bölge müdürlüklerine ve Türkiye İş Kurumuna yapılması gereken bildirimlerin yerine geçer.
Ticaret sicili memurluklarınca işyeri tesciline ilişkin Kuruma yapılan bildirimlerin dışında, ayrıca Bakanlık ilgili bölge müdürlüğüne bildirimde bulunulmaz.
Geçici 20''''nci maddede belirtilen sandıklar, Kuruma devir tarihine kadar iştirakçilerinin sandıkla ilgilerinin başlama ve sona ermesine ilişkin bildirimlerini en geç on gün içinde Kuruma yaparlar.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir" hükmü getirilmiştir.
01.08.2009 tarihi ve sonrasında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sigortalı bildirimi ve tesciline ilişkin 8''''inci maddesi, sigortalılığın sona ermesine ilişkin 9''''uncu maddesi, işyeri, işyerinin bildirilmesi, devri, intikali ve nakline ilişkin 11''''inci maddesi uyarınca yapılacak bildirimler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, Bakanlığın bölge müdürlüklerine ve Türkiye İş Kurumuna yapılması gereken bildirimlerin yerine geçecektir.
5510 sayılı Kanunun geçici 20''''nci maddesine göre bankaların, odaların... vs. personeli için kurdukları sandıklar, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın üç yıl içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilecektir. İşte bu devir zamanına kadar iştirakçilerin sandıkla ilgilerinin başlama ve sona ermesine ilişkin bildirimlerin de Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacağı belirtilmektedir.
Ticaret sicili memurluklarınca, işyeri tesciline ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak bildirimlerin dışında ayrıca Bakanlık Bölge Müdürlüklerine bildirimde bulunulmayacaktır.
5510 sayılı Yasada işverenlerin sigortalılığı sona eren işçisini sigortalı işten ayrılış bildirgesi düzenleyerek bildirmesi yükümlülükleri arasında yer almasına karşın bildirimin yapılmaması idari para cezasına bağlanan bir kabahat olarak değerlendirilmemişti. 5838 sayılı Yasa ile 4(a) kapsamında sigortalı olanların işten ayrılmaları halinde 10 gün içinde belirlenen şekle ve usule uygun olarak bildirim yapılmadığında ya da gönderilmediğinde her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanması da düzenlemeler arasına ilave edilmiştir.
5838 sayılı Yasa ile 5510 sayılı Yasanın 100''''üncü maddesine ekleme yapılarak Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen bildirgelerin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Türkiye İş Kurumunca elektronik ortamda alınabilmesine, görülebilmesine olanak sağlanmıştır.
III.5838 Öncesi Dönem (01.08.2009 öncesi)
A- Sendikalar Kanunu Açısından
2821 sayılı Sendikalar Kanununun 62'''' nci maddesine göre, işveren işe aldığı veya herhangi bir nedenle iş sözleşmesi sona eren işçileri, işe alındığı ya da işten çıktığı tarihi izleyen ayın 15''''ine kadar aylık bildirimle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirmek zorundadır .
Bu yasal zorunluluk nedeniyle işveren işçi aldığında bunu EK-1 işçi bildirim listesi ile, işçi çıkarttığında ise EK-2 işçi çıkış bildirim listesi ile izleyen ayın 15''''ine kadar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirmesi gerekmekte olup, bildirmeyen işverenler hakkında aynı Kanunun 59''''uncu maddesi gereğince bildirilmeyen her işçi için 168 TL idari para cezası uygulanmaktadır.
Bu amaçla kullanılan bildirgelere bakıldığında, işçi bildirim listesinde (EK-1) işyerinin işkolu, bölge müdürlüğü dosya numarası, sosyal sigortalar kurumu işyeri sicil numarası, işyerinin unvanı, adresi, işyerinde yapılan asıl iş ve işe alınan işçiyle ilgili bilgiler yer almakta, işçi çıkış bildirimi listesinde (EK-2) ise aynı bilgilerin yanı sıra işten çıkış tarih ve kodları da belirtilmektedir. İşten ayrılma nedenleri 25 ayrı başlık altında toplanarak 1''''den 25''''e kadar farklı kodlarla çıkış nedenleri belirtiliyordu. Oysa işçinin çıkışı SGK''''ya bildirildiğinde 22 başlık altında toplanan kodları kullanmak gerekiyordu ve her bir kod Çalışma Bakanlığında esas alınan koddan farklı oluyordu.
B- Basın İş Kanunu ve İş Kanunu Açısından
5953 sayılı Basın İş Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında faaliyete geçen işyerleri açılışından itibaren bir ay içinde bağlı bulundukları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı''''nın ilgili bölge müdürlüğüne tescil ettirilir. Belirtilen işyerinin kapanması halinde de yine bir ay içinde ilgili bölge müdürlüğüne bildirmesi gerekmektedir.
C- İşsizlik Sigortası Kanunu Açısından
4447 sayılı Kanunun 48''''inci maddesi gereğine işsizlik sigortası kapsamında çalışan işçilerin istek ve kusurları olmaksızın işsiz kalmaları halinde işverenleri üç nüsha işten ayrılma bildirgesi düzenlemek ve bunun bir nüshasını 15 gün içinde Türkiye İş Kurumuna göndermekle yükümlüdür.
İşveren 15 gün içinde söz konusu işten ayrılma bildirgesini düzenlemez ise yine aynı Kanunun 54''''üncü maddesi gereği her bir fiil (düzenlenmeyen işten ayrılma bildirgesi için) için ayrı ayrı 1120 TL idari para cezası ödemektedir.
D- Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Açısından
5510 sayılı Kanuna göre genel olarak, işçi çalıştırılmaya başlanmadan önce "sigortalı işe giriş bildirgesiyle" (aksine davranışlar için her bir sigortalı için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır), hizmet akdinin sona erdiği tarihten itibaren 10 gün içinde "sigortalı işten çıkış bildirgesiyle" (aksine davranışlar için idari para cezası öngörülmemişti), işyerinde sigortalı çalıştıran, böyle bir işyerini devralan, bu nitelikte bir işyeri intikal eden işveren geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarih itibarıyla "işyeri bildirgesiyle" (aksine davranışlar için asgari ücretin bir ila üç katı arasında idari para cezası uygulanır) durumun Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi gerekmektedir.
IV.5838 Sonrası Dönem (01.08.2009 ve Sonrası Dönem)
Yasa her ne kadar 28.02.2009 tarihinde yayınlanmış ise de 33''''üncü maddesi ile bu değişikliklerin 01.08.2009 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiş, ilgili yönetmelik ise henüz çıkmamıştır.
Yasa hükümlerine göre 01.08.2009 tarihi ve sonrasındaki döneme ilişkin yeni uygulamalar aşağıda belirttiğimiz gibi olacaktır.
A- Yeni İşçi Alımı
İşe yeni alınan işçi sigortalı işe giriş bildirgesi ile Sosyal Güvenlik Kurumuna (işe girişten bir gün önce), Ek:1 işçi bildirim listesi ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına (izleyen ayın 15''''ine kadar) bildiriyorken 01.08.2009 tarihi ve sonrasında sadece Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilecektir.
B- İşten Çıkan/Çıkartılan İşçi
Çalışırken işten çıkan işçi için sigortalı işten çıkış bildirgesi ile Sosyal Güvenlik Kurumuna (10 gün), Ek:2 işçi çıkış bildirim listesi ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına (izleyen ayın 15''''ine kadar), işten ayrılma bildirgesi ile Türkiye İş Kurumuna (15 gün) bildiriliyorken 01.08.2009 tarihi ve sonrasında sadece Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilecektir.
C- İşyeri Bildirimi
İş Kanunu ve Basın İş Kanunu kapsamındaki yeni açılan, devredilen, kapanan işyerleri, işyeri bildirgesi ile Sosyal Güvenlik Kurumuna ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirilmekteyken 01.08.2008 tarihi ve sonrasında sadece Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilecektir.
V.İşten Çıkışlarla İlgili İdari Para Cezası
01.08.2009 tarihi ve sonrasında Sosyal Güvenlik Kurumuna işe yeni alınan işçi için sigortalı işe giriş bildirgesi, işten çıkan/çıkartılan işçi için sigortalı işten çıkış bildirgesi, İş Kanunu ve Basın İş Kanunu kapsamında yeni açılan, devredilen, kapanan işyerleri için işyeri bildirgesi 5510 sayılı Yasada belirtilen usul ve şekilde zamanında verilmesi halinde idari para cezası ödenmeyecek, verilmemesi/geç verilmesi halinde ise yalnızca 5510 sayılı Yasanın 102''''nci maddesinde belirtilen idari para cezaları uygulanacaktır.
5838 sayılı Yasadaki bu değişiklikleri yorumlayan kimi kişiler 01.08.2009 tarihi ve sonrasında işverenler, yasal süre içinde SGK''''ya gerekli bildirimi yapmazlar ise hem 5510/102 gereği, hem de 5953, 2821, 4447 ve 4857 sayılı Yasalar gereği idari para cezası ödemeleri gerektiğini belirtmişlerdir. 5838 sayılı Yasanın bildirimlerin tek bir yere verilmesi hususunu düzenlediğini, 5953, 2821, 4447, 4857 sayılı Yasalardaki idari para cezası ile ilgili hükümlerin kaldırılmadığını gerekçe olarak ifade etmektedirler.
5838 sayılı Yasanın bu gibi tereddütleri giderici açık ifadelere yer vermemesi haklı olarak eleştirilmelidir.
Kanaatimizce, bu değerlendirme doğru değildir. 5838 sayılı Yasanın 5''''inci maddesine baktığımızda işverenler tarafından SGK''''ya yapılan bildirimler; 5953/3, 2821/62, 4447/48, 4857/3''''de ifade edilen bildirimlerin yerine geçmiş, dolaylı yoldan bu Yasalardaki bildirimler ve bildirimlerle ilgili idari para cezaları yürürlükten kalkmıştır. SGK''''ya yapılan bildirimler tek başına bağımsız ayrı bir bildirim iken artık dört ayrı Yasa''''da ifade edilen bildirimlerin özelliğini de yüklenmekte, işlevini yerine getirmekte, onlar yerine esas alınacak şekilde dönüşmektedirler.
Buna göre, Sosyal Güvenlik Kurumuna 8''''inci madde gereği verilen sigortalı işe giriş bildirgesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına verilen EK-1 işçi bildirim listesinin,
Sosyal Güvenlik Kurumuna 5510/9''''uncu madde gereği verilen sigortalı işten ayrılış bildirgesi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına verilen EK-2 işçi çıkış bildirim listesi ile Türkiye İş Kurumuna verilen işten ayrılma bildirgesinin,
Sosyal Güvenlik Kurumuna 5510/11''''inci madde gereği verilen işyeri bildirgesi, 4857 ve 5953 sayılı Kanunların 3''''üncü maddesi gereği Bakanlık bölge müdürlüğüne yapılan işyeri bildirimlerin
İşlevlerini görecektir.
01.08.2009 tarihinden sonra işverenler örneğin, işten çıkan bir işçi için EK-2 düzenleyip Çalışma Bakanlığına, işten ayrılma bildirgesi düzenleyip Türkiye İş Kurumuna vermek istese de alınmayacaktır. Çünkü bu belgeler yerine yalnızca "sigortalı işten ayrılış bildirgesi" düzenlenip Sosyal Güvenlik Kurumuna işçinin işten çıkışından sonraki 10 gün içinde düzenlenerek verilecek/gönderilecektir. 13 gün önce işten çıkarttığı işçisi için SGK''''ya 10 gün içinde bildirim vermeyen işverene, yalnızca bu bildirimi yapmamasından dolayı asgari ücret tutarında idari para cezası vermekle yetinmeyip ayrıca EK-2''''de düzenlenmemiş sayıldığından 168 TL, işten ayrılma bildirgesi de düzenlememiş sayıldığından 1.120 TL idari para cezası uygulanacağını bir an için kabul edersek, EK-2 ve işten ayrılma bildirimi verme süresini henüz kaçırmadığı için ilgili Kurumlara bildirim vermesini de kabullenmek zorunda kalacağız. Ancak yasa koyucu işlemleri azaltmak, belge düzenleme yükümlülüğünü hafifletmek için bu düzenlemeleri yaptığını gerekçesinde belirtmiştir.
Kaldı ki yasa koyucu, daha önce idari para cezası öngörmediği işten çıkışlarla ilgili bildirimin Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmaması durumunu bu düzenlemelerle idari para cezasına bağlanan kabahat olarak değerlendirmiştir. İşlemleri sadeleştirmek, işverenlerin bildirim verme yükümlülüğünü azaltmak isteyen yasa koyucunun eskiden iki Kurum tarafından idari para cezasına konu edilen ihlali üç ayrı idari para cezasına konu etmeyi amaçladığını düşünmüyoruz.
Öte taraftan Sosyal Güvenlik Kurumuna, 5838 sayılı Yasanın 5 inci maddesinde belirtilen bildirgelerin öngörülen süre ve şekilde verilmemesi durumunda 5510/102''''de ifade edilen idari para cezasının yanında ayrıca 5953/3, 2821/62, 4447/48, 4857/3 düzenlenen yükümlülüklere aykırılıktan dolayı da idari para cezası, Kabahatler Kanununun "İçtima" başlıklı 15/1 fıkrası gereğince verilemeyeceğini düşünüyoruz. Kabahatler Kanunu 15/1''''e göre bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi halinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idari para cezası öngörülmüşse, en ağır idari para cezası verilir. Örneğimize devam edersek, işten çıkan bir işçi için 10 gün içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirim yapılmadığından SGK 666 TL, Çalışma Bakanlığı 168 TL, İşkur 1.120 TL idari para cezası öngördüğünden içlerindeki en ağır olanının (1.120 TL) uygulanması gerekir. Eğer bildirimin zamanında yapılmaması halinde SGK haricindeki Kurumların da idari para cezası verebileceğini kabul edersek, Kabahatler Kanununun bu hükmü gereği uygulanamayacak bir idari para cezasını yasa koyucunun düzenlediğini ifade etmek zorunda kalırız.
Bu düşüncelerle, 01.08.2009 ve sonrasında Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi gereken bildirimlerin belirtilen usul ve şekilde zamanında verilmemesi halinde yalnızca 5510 sayılı Kanunun 102''''nci maddesinde belirtilen idari para cezalarının uygulanacağını, 5953/3, 2821/62, 4447/48 ve 4857/3 sayılı Yasalardaki yükümlülüklere aykırılıktan dolayı ayrıca idari para cezası uygulanamayacağını, düşünmekteyiz.
VI. Sonuç
İşverenler 01.08.2009 tarihi ve sonrasında EK-1, EK-2, işten ayrılma bildirgesi olarak tanımlanan bildirgeleri düzenleyip vermeyecekleri gibi, işyeri açılış, kapanış, devri ile ilgili bildirimleri de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ilgili bölge müdürlüklerine yapmayacaklardır. Bu konudaki yükümlülükleri yerine Sosyal Güvenlik Kurumuna eskiden beri vermeye devam ettikleri bildirimleri yapmaları yeterli sayılacaktır. Konu ile ilgili tereddütler 01.08.2009 tarihinden önce yayınlanacak yönetmelikle giderilecektir.
İşverenlerin işyeriyle, işçi giriş çıkışlarıyla ilgili olarak özü aynı ama farklı formatlarda olan bildirgeleri düzenlemeleri, zamanında verebilmeleri ciddi sıkıntı yaratmakta, aksine davranışların önemsenecek idari para cezalarıyla cezalandırılması oldukça tedirgin edici boyuttaydı. 5838 sayılı Yasa ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ve bağlı birimlerine verilen içeriği aynı olan farklı formattaki belgeler tekleştirilerek yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi yeterli hale getirilmiştir.
İşverenleri rahatlatıcı, Bakanlık ve bağlı birimleri arasında veri iletimini olanaklı kılacak elektronik alt yapının mevcut oluşu daha gerçekçi verilerle çalışmayı sağlayıcı olacak bu düzenlemelerin yerinde olduğunu, benzer yaklaşımların diğer bildirimler için de yapılması gerektiğini düşünüyoruz.